45 dakikalık resital

45 dakikalık resital

Galatasaray, topu oyuna sokmakta zorlanıyordu, kanat bekleri hiç katkı veremiyordu, stoperler bireysel hatalar ile saç-baş yolduruyordu, atağa kalkarken bir anda el freni çekilmiş gibi ağır oynuyordu ve hücum bölgelerinde çoğalamıyordu. Takımı Madrid'den Gaziantep'e getiren uçak başka bir takım getirdi diye şüphelendim! Bu kadar yetenekli ve kaliteli oyuncuları olan Galatasaray sanki futbol oynamak için Gaziantep maçını beklemiş gibiydi. Kanatlar iyi işleyince, hızlı oynayınca, kaleye şut çekince galibiyet için zorlanmadı. Fatih Terim'in bahsettiği koşan, ısıran, yenilirken bile iyi oynayan takım özellikle ilk yarıda kendini gösterdi.

Sarı-kırmızılı taraftarların sonsuz kredisine rağmen Fatih Terim bile “kötü gidişe seyirci kaldı” eleştirilerine maruz kaldı. Rakip R. Madrid'e ve Beşiktaş'a oranla daha düşük seviyeli olduğundan 3-5-2 sistemi uygulanabilirdi. Terim'in maçtan önce yaptığı açıklamaların satır aralarını iyi okuyalım. Nagatomo ve Seri bu takımda oynayacak kadar iyi performans gösteremiyor. Babel ve Nzonzi ise çok yoruldu. Bu rotasyon kötü de olmadı; Emre ve Ömer sol şeridi iyi kullandı. Emre'nin ikinci goldeki yaptığı asisti ve Ömer'in attığı gol iyi futbolları ile taçlanmış oldu. Son iki şampiyonlukta başrol oynayan Feghouli gol attı, direkleri geçemedi.

Süper Lig'in en az gol yiyen takımı olmasına rağmen, Galatasaray bu sezon tek bir deplasman galibiyeti alabilmişti. Fatih Terim hem revizyon yaparak hem de sistem değiştirerek risk aldı. Ancak bu galibiyet tam da zamanında yetişti ve moral oldu. Verilecek arada takım içi huzurun sağlanması lazım. Medya aracılığıyla verilen mesajlar yönetim-teknik ekip-futbolcu üçgeninde güven kaybına neden oluyor.